Özel eğitimin yatırıma etkisi

DENAR Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emin Günal ile DENAR Şirketler Kurulu Başkan Vekili Didem Günal kendileri ile yapılan söyleşide eğitim sektörü ile ilgili görüşlerini dile getirdiler.

Emin Günal, 2009 yılının sonlarına doğru eğitim yapıları ile ilgilenmeye başladığını daha önce 1997 yılı ile 2009 yılı arasında AVM sektöründe faaliyet gösterdiğini ifade etti. Bir şekilde Fehmi Şimşek ile yollarının kesişmesi sonucu eğitim sektörüne girdiğini belirten Günal, eğitim alanına yöneldiği yıllarda özel okulculuk alanının çok disipline olmadığını, zincir okulların, özel okulların reklam stratejilerinin ve velilerin çocuklarını özel okula gönderme eğiliminin yeni oturmaya başladığını söyledi.

Tüm bunlarla birlikte Emin Günal bu yıllarda özel okulculuğun ne olduğunu,  özel okul binalarını ve lokasyonlarını, eğitim yapılarını, nasıl ve ne şekilde büyüme sağladığını öğrendi. Bu aşamalardan sonra da 2013 yılında eşi ile birlikte DENAR’ı kurdu.

DENAR Şirketler Kurulu Başkan yardımcısı Didem Günal ise özel okul sektörünün gayrimenkul kısmının bakir bir alan olduğunu ve şu anda bu alanda girişimin hiç olmadığını belirtmektedir. Bu arada başka firmaların da bu alanda faaliyet göstermelerini istemektedir.

Didem Günal, 15 Temmuz süreciyle birlikte kapanan okulların yeni özel okul markalarını da hızla arttığını ifade etmektedir.

Türkiye’de 4.000 civarında özel okul bulunmaktadır. Bu sene açılacak olan özel okul sayısıysa 1.200’ü bulmaktadır. Özel okul sektörü her geçen yıl katlanarak büyümektedir.  Ancak bu sektörde öğretmen ve eğitimci ihtiyacı baş göstermiştir. Bunların yanında özel okul sektöründe gayrimenkul kısmı da önemli olmaktadır. Bu duruma bakılacak olursa 1.200 okulun, 1.200 okul yapısı demek olduğu açık olarak görülmektedir.

Eğitim yapılarının güzel yanı ise 5 dönüm bir arazinin üzerine kolayca okul kurmanın mümkün olduğudur. Bunun yanında her bölgede okula ihtiyaç bulunduğu da bir gerçektir. Yurdun en uç noktasındaki Van’a bile özel okul yapılabilirken oraya lüks bir otel yapmak mümkün değildir.

Devletin de özel okulları desteklemesiyle birlikte özel okullardaki öğretmenlerle, devlet okullarındaki öğretmenlerin idealistlik bakımından ayrıştığı da görülmektedir. Özel okullardaki öğretmenlerin işe başladıklarında aylarca eğitim gördükleri bilinmektedir.

Özel okullarda şartnameler gereği binanın müstakil olması gerekmektedir. Bunun yanında alkol satılan yerlere ve yüksek gerilim hatlarına uzaklık gibi kriterler de mevcuttur. Bununla birlikte devletin hem ailelere, hem de işletmecilere verdiği ciddi teşvikler de bu alanın ilgi odağı olmasını sağlamaktadır. İşletmecilerin ilk beş  yıl içinde vergiden muaf olmaları da bu alanı daha cazip hale getirmektedir. Ayrıca devlet güneydoğu ve doğu bölgelerine de vergi muafiyetini etkin kılmaktadır. Bu politika bütün Türkiye’yi kapsamaktadır.